Osmanlı topraklarının doğusunda yaşayan bir Kürt topluluğu olarak 12. yüzyıldan beri tarih sahnesinde yer alan Ezidiler, sayıları azalmış olsa da varlığını bugün de sürdüren bir topluluktur. Köklerini kitabî dinlerin öncesinde Ortadoğu’da var olan inanışlardan alan Ezidilik ise, inanç sistemi ve ritüelleriyle bugüne kadar hiç değişmeden yaşatmışlardır. Buna karşılık bu din, her dönem Ortadoğu’nun en tartışmalı inançlarından biri olmuş ve 18. ve 19. yüzyılda karşılaştıkları veya bilinçli/bilinçsiz bir şekilde içine sürüklendikleri olaylar sebebiyle Osmanlı yazılı tarihinin üstü kapalı konuları arasında yer almıştır.

Ezidi topluluğu bazen şeref-i İslam ile müşerref veya şeref-i İslamiyet’e mazhar olmakla “onurlandırılırken”, bazen de “fırka-i dâlle” (sapkın topluluk) olarak değerlendirilmiş ve böylelikle kökleri İslâmî bir inanca bağlı olan bu topluluğun “yanlış” yollara sapmış olan inançlarının yeniden doğru bir dinî zemine oturtulması gerektiği vurgulanmıştır.

Tarih boyunca son derece tartışmalı yaklaşımlara maruz kalan bu topluluk ile ilgili yazılı kaynak ise çok azdır. Osmanlı tarihi boyunca merkezî otoritenin Ezidilere yaklaşımını okuyabileceğimiz sadece iki kitap olduğu bilinmektedir. Bunlardan ilki Evliya Çelebi Seyahatnâmesi (özellikle 4. ve 5. ciltler); ikincisi ise, Ayandan Mustafa Nuri Paşa’nın Evliya Çelebi’den yaklaşık üç asır sonra kaleme aldığı Abede- i İblis’tir.

Abede-i İblis’e Giriş
Tarihte Yezidiler
Karşılaşmalar: Zerdüştlük ve Diğerleri
Kutsanmış Toprak Laleş
Kast Sistemi
Dinî Kitaplar
Modern Zaman Sıkıntısı
Sonuç

Abede-i İblis
Mukaddime
İfade-i Mahsusa
1. Akaid-i Batıla-i Yezidiye
2. İstitrad
3. Hikâye-i Müzahrefe
4. Tedkik-i Mühim
5. Silsile-i Meratib ve A’mal-ı Yezidiye
6. Savm
7. İbadet
8. Melek Tavus’u Ziyaret
9. Şeyh Adî’nin Kabrini Ziyaret
10. Ahiret Karındaşları
11. İzdivac
12. İmad: Vaftiz
13. Zemzem
14. Sünnet: Hitan
15. Defn-i emvat
16. Ba’zı Ahvâl ve Ef’âl-i memnu’a
17. Koçek
18. Molla
19. Yezidilere Dair Malumat
20. Tedkikat ve Tenkidat
21. Asnam ve Teberrükât
22. Müteberrikât-ı saire
23. Şeyh Adî bin Musafir’in Tercume-i Hali
24. Şeyh Sahr bin Sahr bin Musafir
25. Şeyh Adi bin Sahr bin Sahr bin Musafir
26. Hatime
Dizin

Şeyh Adi, Halife Yezid bin Muaviye’ye mensupmuş.
O nedenle bizde “Vay Yezid vay” da denilmez mi kalleşlik yapmış birine.
Hazreti Ali, Hasan / Hüseyin vakalarını hatırlayın.
Sonraları “Ezidi” denilmiş.
Kelime “Ezda” kökünden geliyor.
“Yaratılan, var edilen, mahlukat” anlamında...
Güneri Civaoğlu, 9 Eylül 2014, Milliyet

http://www.milliyet.com.tr/ezidi-inanclari/siyaset/ydetay/1937434/default.htm

_