Thomas Hobbes, egemeni bir canavar olarak modern tahayyülümüze kazımıştır. Filozofun eşitlik ve özgürlükten yola çıkan külliyatını, “mutlak iktidar/mutlak itaat” alanına sıkıştıran yaygın görüş, onu otoriterliğin, hatta totaliterliğin günah keçisi olarak; onun insanını da bencillikle dolu yalpalamalar sonucu canını kurtarmak için boyunduruk altına giren, karamsar, korkak ve muhteris bir varlık olarak resmeder. Böylece karşımıza gücün hak doğurduğu, güçlünün her daim haklı olduğu mottoları çıkar, özünde “insan insanın kurdudur.” Başka bir deyişle, Hobbesçu muhakemeler, La Fontaine’in fabllarındaki “Kurtla Kuzu”ya, masum kuzunun kötücül kurda yem olduğu anlatıya döner.

Hobbes’u çağdaş incelemeler ışığında yeniden ele alan yazarlar, filozofun külliyatını devlet, egemen ve itaat odaklı indirgemeci bir okuma yerine “isyan ve iktidar” odaklı, “Stasis Siyaseti” adı verilen yeni bir okumayla sunuyorlar. Filozofun iki canavarı Leviathan ile Behemoth’u birlikte düşünmeyi gerektiren bu çaba, günümüzdeki siyasi ve toplumsal birliklerin neden Kant’ın öngördüğü gibi ebedi bir barışa erişemediklerini de açıklıyor. Onlara göre stasis aynı anda hem huşu halindeki ürkütücü dinginliği, hem de kan revan ve korku içindeki herkesin herkesle savaşını tınılar: Özgür ve eşit bir varlık olarak insandan yola çıktığımızda, keskin biçimde birbirinden ayrılmış bir savaşsızlık ve savaş hali; medeni ve buna karşı vahşi bir hal; bir toplum durumu ve bir doğa durumu; bir yanda insan hakları söylemi ile diğer yanda “orman kanunu” geçerli olamaz.

Bu kitap; Eski Ahit’teki Eyüp, antik tragedyalardaki Antigone, Yitirilen Cennet’in Şeytan’ı, Cervantes’in Don Kişot’u, Zeus’a diklenen Prometheus ve Mandeville’in Homurdanan Arıları dolayımıyla isyanın kaçınılmazlığını, düzenin kırılganlığını ve yaşamın belirsizliğini öne çıkarıyor. Siyaset ve ahlak kuramına, ayrıca edebiyata ve felsefeye ilgi duyan; güncel sorunlara kafa yorarken, insanın kimi zaman gülünç, kırılgan ve korkak, kimi zaman da cesur, isyankâr ve böbürlenen halini Hobbes’un bakışından görmek isteyen okurlar, Statis Siyaseti: İsyan ve İktidar Üzerine’yi keyifle okuyacaklardır.

Önsöz

1  Giriş

Stasis’in Kökleri

Uhrevi Stasis

Summum Bonumdan Stasise

Leviathan ve Behemoth

 

2  Eyüp’ün İsyanı: Istırap ve Uhrevi Kudret

Eyüp’ün Düzeni

Eyüp’ün Kaosu

Eyüp ve Diğerleri

Tanrı’nın Sesi

İki Eyüp: İtaatkâr ve İsyankâr

Eyüp ve Kuşku

Otantik Kahraman

 

3  İsyankâr Sadakat, Ölümlü Düzen: Antigone Kreon’a Karşı

Ölümlü Tanrı

Thebai: Devlet Gemisi

Kreon Egemen mi?

Thebai’den Kolonos’a: Güç Yitimi

Antigone ve İsmene: İsyan Biçimleri

Kreon’un Güçleri

 

4  Milton, Yitirilen Cennet, Şeytani İsyan

Hobbes’un Şeytanı

Sözleşme ve Cennet

İsyan’dan Önce ve Sonra

Tanrı’ya İtaat, Egemene İsyan

Areopagitica: Söz ve Kanı

Şeytan Kahraman mı?

 

 5  Hayalperest Kahraman ve Şan: Don Kişot’un İsyanı

Gülünesi Kahraman

La Manchalı Asilzade: Gezgin Egemen?

Altın Çağ: Hayalden Gerçeğe

Şan Peşinde

 

6 Öngörüye Rağmen İsyan: Prometheus Zeus’a Karşı

Platon’un Protagoras’ında Prometheus: İktidar Bilgisi

Hesiodos’un Prometheus’u: Düzenbozanlık

Zincire Vurulmuş Prometheus: Suç ve Ceza

 

7  Düzenbaz Kovan’da İsyan: Arılar ve Öz-Çıkar

Homurdanan Kovan

Karşılık Beklememek: Saf İyilik

Fenelon İkilemi

Kendini Feda ya da Ahde Vefa

Güç Yüzüğü

 

Kaynakça

Dizin

_