Yazar bu çalışmada mekânın toplumsal bir olgu ve deneyim alanı olarak, modern kapitalist toplumun dinamikleri içinde nasıl örgütlendiği ve nasıl kurulduğu üzerine düşünüyor; mekânı etkileyen kapitalist ilişkilerin neler olduğunu, mekân ile onu üreten süreçler arasında ne tür ilişkilerin geliştiğini ve bunların mekânı nasıl dönüştürdüğünü irdeliyor. Kapitalist örgütlenme ve sermaye, herşey gibi mekânı da kârlılığını azamileştirecek bir araç olarak gördüğü için mekânı oluşturan toplumsal, kültürel ve coğrafi değerlerin özgünlüğünü gözardı eder. Bunun sonucunda ise mekân sadece kapitalist ekonominin kendine özgü koşulları içinde biçimlenen bir pratikle ele alınır. Yazar dünyanın büyük bir hipermarkete dönüştüğüne dair tartışmalar ışığında, Türkiye’deki iki büyük hipermarket zincirinin, Carrefour ve Real hipermarketlerinin İstanbul’daki iki alışveriş merkezini ele alıp, onların hangi reel mimari talep zemini üzerinde oluştuğunu sorguluyor.

_